Yüzünü yine göğe dön!


Ben bir kuş gözlemcisiyim. Son yıllarda ilgi alanım kuşlardan diğer canlılara doğru dağılmış olsa da kuşçu damarım her zaman bir yolunu bulur kendini gösterir. En son birkaç gün önce çok sevgili Cemil İstanbullu kuşçuların e-grubu yelkovana bir kayıt atınca gösterdi. Çamlıca tepelerinde göç izlerken gördüğü küçük ötücü kuşlara bir baksanıza (yorumlarımla)! Yırtıcıları saymıyorum bile. Gel de kuşçu olma!

Çobanaldatan. Kendini kamufle etme becerisini özgüvene bu kadar iyi dönüştürmüş başka bir kuş  görmedim. İlk gördüğümde resmen gagasının dibine girdim de kılını bile kıpırdatmadı. Yuvasına yaklaşırsanız muhteşem aldatma oyununa şahit olursunuz. Kanadı kırık taklidi yaparak yuvadan biraz uzaklaşır, siz kolay av der peşine düşersiniz. O yine numara yaparak az daha uzaklaştırır sizi. Derken bir de bakarsınız ki yuvayı yeniden bulmanızın imkanı yok! Aferim sana çobanaldatan!

İbibik. Fazla söze gerek yok, yukarıdaki fotoğrafta kendini yeterince gösteriyor. Öterken görmelisiniz. Her ‘hup’ta kafayı da sallıyor. Hup hup hup, hop!

Kızılkuyruk. Kuyruğu sanki elastik. Ahh, ne heyecanlanırdım kampüste göç zamanı görünce! Akrabası kara kızılkuyruğu daha sık görüyorum. Keşke bu göçte karşıma çıksa.

Küçük sinekkapan. Kızılgerdanla karıştırırdım hep. Sayesinde dikkatli bakmayı öğrendim.

Benekli sinekkapan. Telde oturur, sinek görünce sanki parende atar ve hoop yakalar, aynı yere konar.

Sarıasma. Dişisi yeşil erkeği sarı. Ötüşünü kampüste duyduğumuzda ya sarıasmadır ya da bir kuşçudur. Hangisi olursa olsun seviniriz.

Küçük akgerdanlı ve Akgerdanlı ötleğen. Kampüsteyken hep görürdüm, yıllar var görmeyeli.

Karabaşlı ve Maskeli ötleğen. Dört silahşörlerden ikisi bunlar bence. Karabaşlının dişinin kafası kahverengi, erkeğinki siyah. Maskeli güzeldir ama bana pek göstermez kendini.

Söğütbülbülü ve Çıvgın. Birbirlerine çok benzerler. Ben ancak seslerinden ayırabiliyordum. Tatlı, küçük kuşlar.

Alakarga. Kanadındaki ne mavidir öyle! Meşe palamudu toplar toplar toprağa gömer. Bunların bir kısmını gömdüğü yeri unutur. Ormancıdır anlayacağınız.

Büyük baştankara ve Mavi baştankara. Ne zaman görsem aklıma bu kuşları çok seven canım Tubişkoyu getirir. Seslerini ayırdetmede hala zorlanırım. Mavininki daha ince!

Uzunkuyruklu baştankara. Upuzun kuyruğundan önce genelde banjoya benzettiğim sesini duyarım. Çok hareketlidir ve grup halinde gezer.

Sarı kuyruksallayan. Koyun ve ineklerin peşinde onlarca görürsünüz. Nedenini tahmin edersiniz.

Ak kuyruksallayan. Suyun olduğu hemen her yerde görebilirsiniz. Aslında bir sürü garip yerde de karşınıza çıkabilir. Beni hep şaşırtmıştır.

Ağaç incirkuşu. Birçok kuşçuya renksiz ve sıkıcı gelen incirkuşları benim favorilerimdendir. Hepsini severim, ağaç, çayır, dağ, hele de kır incirkuşunu! (wabi sabi kır incirkuşunda vuku bulmuştur diyebilir miyim acaba?)


Katılın: İstanbul Kuş Gözlem Topluluğu @http://ikgt.blogspot.com/

Bakın: http://www.trakus.org

Foto teşekkür: Joaquim Coelho

Reklamlar

Yüzünü yine göğe dön!” üzerine 2 yorum

  1. ben en çok “Küçük sinekkapan” ı beğendim. harika bir ismi var :]

    ha birde “Uzunkuyruklu baştankara”. bunlar harika isimler ya. peki nasıl almışlar bu isimleri??

    1. sinekkapanlar sinek yerler ve bunları havada kaparlar. bu tür, sinekkapanlar arasında en küçük olan. baştankaralar ise adı üzerinde kafalarında siyahlık olan kuşlar, bu tür de içlerinde en uzun kuyruklu olan. kısacası dümdüz isim vermişiz :)

      çinte, şakrak,iskete, vb gibi türler var ki bunların isim kökenini ayrıca yazayım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s