Mevsimlerle Abbasağa Parkı, Hafta 3: Abbasağa@Sonbahar Mevsimi


23 Ekim 2011, Saat: 12.40-13.30, Bulut (Kapalılık) Oranı: 3/10, Rüzgar: Poyraz, Rüzgar Şiddeti: 3, Sıcaklık: 18 °C, Gözlemciler: Suzan, Alper ve ben

 

Komşum Abbasağa ile üçüncü buluşmamıza haftasonu bizimle olan Suzan annem de katıldı ve onun dikkatli gözleri bakın ne keşiflere olanak sağladı :) Gözleme kattığı renkler için kendisine buradan teşekkür ederim!

İlk iki hafta varlığını iyice hissettiren dökülmüş yapraklardan bu hafta pek eser yoktu. Kayıp yaprakların bir kısmı Almanya’da ‘yağmurkurdu’ da denilen solucanların marifeti. Ancak geri kalanı bilemiyorum. Belki belediye! Her neyse, önceki gözlemlerden solucan dışkısını merak eden Suzan annemin ilk öğrenmek istediği de bu oldu! Parka girişte gösterdim ve keskin mavi gözler solucan izlerini hemen görüvermeye başladı!

Suzan annemin işaret ettiği solucan dışkısı!

Gözlem sahamın içinde dolanırken yine Suzan annem bu sefer güzel ve küçük bir uğurböceği buluverdi. Bu böceği yakından geçen küçük bir kızla da paylaşma şansı yakaladık.

Soğuktan dolayı hareketsizleşen bu uğurböceği kendisine dinlenmek için güneş alan bir yaprak seçmiş.

Atkestaneleri hem yapraklarını hem de tohumlarını iyiden iyiye saçmış, çınarlar ona yaklaşmakta. Güz çiğdemleri Belgrad Parkı’nda açmak üzere, ancak burada henüz çiçeklenmemişler bile. Hindibalar ise sapsarı, güzelim çiçeklerini açıp parkı şenlendirmişler.

Her cebe bir tane lazım: atkestanesi tohumları!

Bu haftasının asıl sürprizi alaca ağaçkakan oldu. Abbasağa’da! Bir alaca ağaçkakan! İnanılmaz! Ağaçkakanı babasıyla parkta dolaşmaya çıkan küçük bir erkek çocuğa gösterme şansı yakaladık!

Sürpriz!

Sevgili Komşum Abbasağa, iyi ki varsın! Alper söylemişti de kulaklarıma inanamıştım. Belediye bir zamanlar senin yerini otopark yapmak istemiş öyle mi? Akıl alır gibi değil!

Kısmetse haftaya görüşmek üzere sağlıcakla kal…

Notlar:

Eski bir Ermeni Mezarlığı olduğunu keşfettiğim ve tarihi 1665 yılına dayanan Abbasağa hakkında bir yazı için tıklayın…

1940 yılında parka dönüştürülmüş. Bu sırada, alanın mezarlık olduğu hissedilmesin diye servilerin çoğunu kesmişler. Ancak hala birkaç tane var. Neler şahit olmuş bu serviler, diler gelseler de paylaşsalar…

Çelik Gülersoy bugünkü haline ‘harabe’ demiş. Bu halde bile bu kadar güzelse kimbilir zamanında nasıldı?

Reklamlar

Mevsimlerle Abbasağa Parkı, Hafta 3: Abbasağa@Sonbahar Mevsimi” üzerine 3 yorum

  1. Yapraklar ve yagmur kurdunu merak ettim.

    O solucan diskisi meselesini senin yazinda gordugumden beri merak edip hala fotograflayacak bir tane bulamadim :(

    Ugurbocugu harlequin mi? Ingiltere’de nadir oralarda gorulen boyle bir turu vardi sanki…

    Celik Gulersoy vefat edeli epeyce oldu sanki bir de… Bugunku hali dedigin o zamandan bu zamana 10 yil en az sanirim. Istanbul’da 1 ayda neler oluyor, ne yollar degisip, ne binalar insaa ediliyor!!! Istanbul bu :)

  2. uğurböceğinin türünü bilemiyorum.
    Gülersoy öleli çok oldu :) Onun bahsettiği dönemlerdeki Abbasağa bir hayli kötüymüş. Bugünkü hali yine de iyi ancak onun özlem duyduğu halinden yine de uzak :)
    solucan dışkısı için yağmurlardan hemen sonra en yakınındaki parka gidin :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s