Doğa Eğitimi

Nausicaä; anime ve doğa eğitimi

Yaklaşık on beş yıldır doğa eğitimi alanında çalışıyorum. Bu zaman zarfında önemli dönüm noktalarım oldu. Bunlardan biri Miyazaki’nin ünlü animesi Prenses Mononoke’yi izlemekti. Mononoke, doğa koruma ve doğa eğitimi yaklaşımımda bazı kalıp-yargıları yıkmamı sağladı. İlk izlediğimde sonuna çok bozulmuş ve hiç sevmemiştim. ‘Madenci kadına ve madenlere nasıl anlayış gösterilirmiş, bu nasıl sonmuş, Miyazaki sorumluluk sahibi bir yönetmen olsaymış filmin sonunda önemli bir mesaj verirmiş de, insanları etkilermiş de!…’ Bu toy yaklaşımımın nedenlerine ve detaylarına hiç girmeyeceğim. Bazı ezberlerimi bozmuş olmasını paylaşmam yeterli. Bozulan bir ezberimi Metis yayınlarından çıkan, Oruç Aruoba’nın derleyip çevirdiği Başo – Kelebek Düşleri: İkiyüzyetmişbeş Haiku kitabından bir alıntı yaparak açıklamaya çalışayım:

Başo’nun en eski öğrencisi ve ‘haşarı çocuğu’ Kiko yaz kırında gezerlerken uçuşan yusufçuklara bakarak bir haiku kurmuş:

Yusufçuk işte

kopar kanatlarını:

kırmızı biber!

Ustası ise, ‘Hayır- bu haiku değil’ demiş. ‘- haiku olsun istiyorsan, şöyle söyleyebilirsin’:

Kırmızı biber-

tak kanatlarını

yusufçuk işte!

Doğa ve insan ilişkisini ele alan animeleri izledikçe insana, doğaya, doğa korumaya, doğa eğitimine, hayata bakışımı sorguladım. Tabiri caizse beni zaman zaman iyi bir tokatlayan bu animeleri doğa eğitimine yönelik çalışmalarımı zenginleştirmek için kullanmaya başladım. Bunlar arasında yer alan ‘Nausicaä: Rüzgarlı Vadi’nin giriş sahnesi en etkilendiğim sahnedir. Doğaya duyulan merak, ilgi ve saygı bana göre bir animede bundan daha yalın ve güzel anlatılamaz. Üstüne üstlük hem bu sahnede hem de filmin genelinde hafif de olsa sezgisellik var.

Sahne, endüstriye dayalı toplumun çöküşü üzerinden bin yıl geçmiş bir dünyada, Rüzgarlı Vadi’nin prensesi Nausicaä’nın toksik ormanın üzerinde planörüyle (mehve) süzülmesiyle açılıyor. Nausicaä mehveyi ormanın kıyısına indiriyor ve ağzında bir maskeyle içeri giriyor. Yol üzerinde gördüğü ışık yayan bir bitkiden spor alıyor (animenin ilerleyen sahnelerinden birinde sporu neden almış olduğunu anlıyoruz, ki bana göre en özel sahnelerden biri de bu).

Ormanda ilerlemeye devam eden Nausicaä Ohmu’nun izlerini fark ediyor. İzlerin taze olduğunu anlayınca takip etmeye başlıyor. Sonunda karşısına muazzam büyüklükte bir böcek kabuğu çıkıyor. Ohmu’nun kabuğu. İşte bu anda -‘Harikulade’ diyor, Nausicaä. ‘Harikulade’ olanı yalın ve güçlü bir şekilde hissettiriyor sahne. İzlerken ben de istemsiz olarak ‘aynı kelimeyi yüksek sesle söylüyorum.

-‘Ohmu’nun dış iskeleti… Harikulade!  Ne mükemmel bir kabuk’.

Nausicaä, heyecanla kabuğa tırmanıyor. Bıçağını çıkarıp kabuğa vuruyor. Ne de sert bir kabuk! Vadi halkı bu kabuktan bir hayli yararlanabilir. Sert kabuktan çıkan sesi mest olmuş bir şekilde dinliyor. Sesi seviyor.

Kabuğun tepesine varınca Ohmu’nun gözlerini görüyor ve çok etkileniyor -‘Harikulade bir göz’. Yine mi aynı ifade? Evet, yine ‘Harika’ dedi. İzlerken ben de yüksek sesle tekrarladım. Gözü barut marifetiyle çıkarıyor. Oldukça hafif. Tam bu sırada bir mantarın yaymaya başladığı toksik sporlardan göz kabuğunun içine girerek korunuyor. Sporları için şunları söylüyor: -‘Ne kadar da güzeller. Toksik olduklarına inanmak çok zor!’ Oysa tüm orman toksik. Nausicaä yine de ormanı seviyor, toksik de olsa hayranlık ve saygı duyuyor.

Doğaya olan yalın hayranlık. Sınırsız bir merak, içten bir ilgi ve koşulsuz saygı. Hem de her parçasına ve bütününe…

Doğa eğitiminin üzerine inşa edileceği temeller, animede Nausicaä üzerinden paylaşıldığı haliyle doğaya (ve insana) olan böylesi bir yaklaşım olmalıdır bana kalırsa.

Dipnot:

Nausicaä 1984 yılında gösterime girdiğinde Dünya Doğayı Koruma Örgütü (WWF) tarafından izlenmesi tavsiye edilmiş.

Tercihim Japoncasını dinleyip İngilizce ya da Türkçe altyazıyı takip etmek. Ancak Nausicaä’nın İngilizce seslendirmesi de çok başarılı. Bir kere Lord Yupa derin bir hayranlık duyduğum Patrick Stewart, nam-ı diğer Kaptan Jean Luc Piccard tarafından seslendiriliyor. O Captain  My Captain! Lady Kushana ise Uma Thurman’ın sesiyle var oluyor. Japoncaları seslendiren Goro Naya ve Yoshiko Sakakibara’ya da bir selam göndereyim bu vesileyle.

Anime hakkında detaylı bilgi için: http://www.nausicaa.net/miyazaki/nausicaa/

İlk çizimi David Martin Clavo’nun flickr sayfasından buldum. Teşekkürler

Reklamlar

Doğa Eğitimi” üzerine 2 yorum

  1. Blogumda doğa filmleri ile ilgili bir listem var. Ancak bunlar içinde özellikle çocuklar için çok sayıda film yer almıyor…ama burada hem yetişkinle hem de çocuklar için çok beğendiğim bir filmi paylaşmak isterim…”Arkadaşım Tilki” tekrar elinize sağlık….saygılarımla…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s